18 Ekim 2014 Cumartesi

Direniş ? Serhildan ?

Tutarsızlık bu toprakların kaderi.

12 ağaç yüzünden olmadığını bildiğimiz, Faiz Lobisi yada 3. Havaalanına karşı olan Almanya ile alakası olmayan "Benim baş örtülü bacımı üzeri çıplak elleri eldivenli" tiplerin saçından tutup süreklemediği ve Polislerin "Gizem'in üzerinden TOMA ile geçmediği" yada Polislerin genç direnişçilere karakolda "Tecavüz" etmediği güzel başlayıp boktan biten başlatanlardan ziyade bitirenlerin konuşulduğu bolca kullanılmış herkes tarafından sömürülmüş bir Gezi parkı süreci yaşadık. Öyle yada böyle, beklemediğimiz ve beklediğimiz süreçler sonrası ortam sakinleşti şimdi eline akbil versen Taksim'e tek başına gidemeyecek ergenler "Taksim Direnişi" sırasında verdiği mücadele ile ilgili tweet atıyor oysa o kadar tweet atanın yarısı sokağa inmiş olsa ne AKP kalırdı ne Devlet ve Sosyalist bir ülke  olup çıkmıştık.

Orada bulunan hiç kimse ile belediye otobüsleri dışında aynı ortamda olmak istemem ancak "ilk 15 gün bizde destekledik hacı"  modunda olmasa bile Polis'in gereksiz sert tavrına "ulan ne gerek var" diyerek karşı çıktım (ayrıca onlar bir hafta dayanamazlar bu ülkede birşey elde etmek istiyorsan mücadele süresi 30 seneden başlar, kendisini ülkenin doğal sahibi sanan kemalist ve rakı masası solcuları ve onların biracı ergenlerinin götü bunu yemez" diye ekledim bir ay sürdü, belki de tek yanıldığım nokta buydu) Sabah oldu akşam oldu gerekirse başından sonuna kadar nasıl yönetilemeyen bir süreç olduğunu tek tek olay olay sonra konuşuruz benim derdim başka;


Bu olayı geride bırakıp bugüne gelelim,

işid in Kürtlerin Stalingrad'ı olan Kobani'ye saldırmasıyla birlikte pkk, kck ve İmralı, Kobani'nin düşmesi halinde stratejik olarak değil psikolojik bir yıkımın başlayacağını görerek (Y. Akdoğan'a soracak olsak buna da stratejik olarak olayları doğru değerlendiriyorlar der mi acaba) kitlelerini ayağa kaldıracak bir hamlede bulunarak dağdan şehre inmiş unsurlarına ve HDP üzerinden sempatizanlarına o çok bildiğimiz içi boş dışı süslü devrimci jargonu ile  "Serhildan" ilan ettiler, yani "Başkaldırı"

Şimdi bu iki olayı değerlendirirken bir an olsun kasetin başını silin aklınızdan yada bu ülkede değil de sanki Patagonya vatandaşıymışsınız gibi düşünün ve birgün gazetenizin orta sayfasında bir ortadoğu ülkesi olan Türkiye'den çekilmiş fotoğraflara bakıyorsunuz ;

İşgal edilmiş (yada kurtarılmış) Taksim , yasa dışı sol örgütlerin reklam panosuna dönüştürülmüş AKM, yakılan Belediye otobüsleri ve ülkenin farklı yerlerinden devlet malına ve "seçilmiş" bazı kurumları yakıp önünde poz veren v for vendetta maskeleri...

Ama Gezi parkı fetişistleri gözünden baktığımızda ise farklı bir dünya var detay yazmaya gerek kalmadan güzel karelerle süslenmiş bolca görsel ve video var, örneğin;

Patagonya vatandaşının gazetesinin orta sayfasından birde Kobani bahanesiyle sokağa çıkanların nasıl göründüğüne bakalım Yakılan belediye otobüsleri, öldürülen insanlar, yine ülkenin farklı yerlerinde devlet ve "seçilmiş" bazı kurumların yakılmış binaları önünde fotoğraf çektiren poşulu insan(!)lar.

Onlarında Gezici tayfası kadar olmasada bolca görsel ve videosu mevcut, Eğer sağda solda olaylara yakalanmış ve bunlar halay çekerken arkada çalan şeyin ne olduğunu merak ediyorsanız o ; Serhildan Marşı, zaten bu süreçte de bolca kullanıldı (Eski HEP,DTP,HADEP şimdi HDP özünde hepsi aynı olan partinin sempatizanı bir arkadaş buna bizim Milli marşımız olacak demiş, bende Ulan hangi Millet Milli Marşı çalarken Halay çeker salak olma demiştim o da peki bizim 10. yıl marşımız olsun, Sonuçta Türklerle kardeşiz onlarda 70 sene 10. Yıl marşı ile dans ettiler demişti...komik adamdı cidden.)






Farkları yok mu ? var tabii ki

Gezi süreci sonunda ölenler şuan reklam panolarından, sosyal ortamlara ajitasyon malzemesi olarak kullanılmakta, (olan onlara oldu ve yazık oldu. Suriyeli mültecilere Allah kitap söven, Mısır'da polis kurşunu ile öldürülen 15 yaşındaki kızın görüntüleri altına -bok çuvalı gibi düştü haha- yazıp sonra damdan bok çuvalı gibi düşüp ölen şahıs dışında hepsine üzüldüğümü belirteyim 15 yaşındaki çocuk ister ekmek almaya çıkmış ister terör örgütü üyesi olsun anasını meydanlarda yuhalatmak yada -bok çuvalı gibi düştü haha-  demek için farklı bir kafa yapısında olmak gerek) ama Kutsal Serhildan ! için sokağa inenler tarafından kafası taşla ezilerek öldürüldükten sonra yakılan 19 yaşında ki genç ne reklam panolarını ne sosyal medyayı süslüyor çünkü o hem Kürt hem Türkiye Hizbullah'ına yakın olduğu -söylenen- -bilinen- dinci ! HÜDA-PAR üyesi yada sempatizanıydı...

Metnin Özü :

Gezi parkı sürecinde 1 ay yaşadığınızı söylediğiniz Polis şiddeti 30 senedir Diyarbakır'ın sıradanı. Oradaki insanlar sizin 1 ay demosunu yaşayıp psikologlara düştüğünüz durumu 30 sene çekti çekiyor ve bu duruma hiçbirinizin gıkı çıkmadı aksine bu heriflere "Pis Teröristler" dediniz Polis her jopu salladığında koltuğunuzdan zevkle zıpladınız ama aynı şey size yapılınca aynı Polisleri  "Vatanseverlere Şiddet" uygulayan Hain Maşalar ilan ettiniz...bunun tanımı en hafif ifadeyle ağır Yavşaklıktır.

Yakılan belediye otobüsleri üzerinden verilen pozlar, sokakta polisle çatışan insanlar, seçilmiş kurumlara yapılan saldırılar ve öldürülen insanlar... Onlarda sizde aynısını yaptınız.
Ne farkınız var ? 

Benim -Şiddetim- haklıdır ahlaksızlığını bırakın artık, Dün Gezi parkı olaylarında kıçında Fred Perry Pantolon elinde Iphone ile vatan kurtarıp Taksim'de çekilmiş Selfie'lerle süslenmiş "Direniş" albümü yapıp "Like" bekleyen tipler bugün yine pkk ve kck uzantılarının polisle çatışmasını vatan hainliği, olay anında Polis'in -götünüz yiyorsa Kobani'ye gidin orada savaşın kanı bozuklar" şeklinde verdiği haklı tepkisinin videounun altına -işte ülkenin vatansever kahraman Polisi- yazıp re-tweet ediyor, 

Eğer şiddet içeren gösteriler, polisle çatışıp, askere taş atmak, binaları ateşe vermek,
Teröristlikse dün Geziciler de bugün kck ve pkk lılar da Teröristtir.


Onlar bayrak indirdi, Nöbet kulübesine çıktı siz çarşı pazar çocukları ile birlikte Başbakanlık ofisini basmaya çalıştınız... Onlar Hain siz Vatansever !

Oysa işin aslı Pentagonya'dan da İstanbul'dan da aynı, Zorunuza gitmesin !
Yok birbirinizden farkınız.


Not : Şu Serhildan Marşı'nı youtube'da ararken başka bir versiyonu çıktı karşıma :

http://www.youtube.com/watch?v=F9zriJKHJks

bunu dinledikten sonra lan arkadaş ne hallere geldik dedim ve az çok bildiğim kürtçe'yi hiç bilmeseydim de şu çocuklar kendi ana dillerinde çiçek böcekten bahseden yaşlarına uygun birşeyler söylüyorlar herhalde diye yüzümde sağlıklı bir gülümseme ile izleseydim ama işin aslı o el kadar çocuklar şunu söylüyor.


başkaldırı var dağlarda, direniş var zındanlarda
hoş geliyor yiğitlerin sesi , hele yürekli kızların sesi
başkaldırı! direnmek! ,başkaldırı yaşamaktır hey hey
direnmek yaşamaktır

durmak değil işimiz , ilerlemektir hedefimiz
kürdistan bekliyor bizi , gözleri yolumuzda

başkaldırı! direnmek! ,başkaldırı yaşamaktır hey hey
direnmek yaşamaktır

işçi iş yerinden haykırıyor , öğrenci okuldan haykırıyor
gerilla alanlardan haykırıyor , şehit de mezardan haykırıyor
başkaldırı! direnmek! , başkaldırı yaşamaktır hey hey
direnmek yaşamaktır.. 

Sen bir millete 80 sene "Kürt diye bişey yok der kendi dilini yasaklarsan" o milletin nefreti birikir birikir önce gençlerine sonra çocuklarına kadar iner sende saçma sapan insanlarla çözüm süreci hayali kurarsın... Yazık.





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder