Pek kıymetli sayın Başbakan çıkıp -kimse bize Irak'ı anlatmasın Suriye'yi anlatmasın biz binlerce yıldır bu coğrafyadayız yabancılar bu coğrafyayı bilmez- basitliğinde beylik laflar ede dursun
ABD ve AB, İŞİD denen ne idüğü belirsiz örgütü hava operasyonları ile bitiremeyeceğini görecek, Esed'in 8-10 hafta da gitmeyeceğini anlayacak ve Esed giderse yüzlerce farklı fraksiyonu içerisinde barındıran Özgür Suriye Ordusu ile daha belirsiz bir sürece girebileceklerini görecek kadar bölgeye hakimler,
Bu ne ABD ne Batı goygoyculuğu ne Türkiye düşmanlığı, aklı selim her kişinin göreceği basit bir gerçek, heriflerin sürekli haklı ve kazançlı çıkmasının tek nedeni yüz yıldır aynı, Doğru seçilmiş elemanlar tarafından aracısız, kaynaktan gelen Saf bilgi,
Arapça bizde Diyanet İşleri gibi son derece gereksiz bir bakanlığın insafına kalmış bir dil, Kürtçe bilen akademisyen parmakla gösterilir, Ermenice konusuna hiç girmiyorum.
Kalemlerinin mürekkebi örtülü ödenek ve havuzdan doldurulan E-5 üniversitelerinin akademisyenleri olaylar yada krizler çıkmadan ön görüler yapmaktan ziyade, Krizler çıktıktan sonra "ya bakın aslında şöyle oldu" diye sahiplerini savunmak için satın alınmış piyon gazetecilerden sonraki cephe olarak konumlandırılmış durumda.
İŞİD ile yatıp PYD ile kalkıyoruz, Çözüm süreci ile kahvaltı yapıp, Suriye ile akşam yemeği yiyoruz ve hiçbirini düzgün yönetemiyor her gün bir yenilgi yaşıyor dün dediğimizi ertesi gün ağzımıza tıkıyorlar...bundan sonra söyleyeceğim şeye şaşırabilirsiniz ama hiçbir iktidar hiçbir parti bu kadar kötü kararları bilerek alamaz, çünkü bilerek bu kadar hata yapılmaz. Aylardır kör uçuşu yapmamızın tek nedeni Bilgisizliktir yada İhanet başka açıklaması yok. AKP denen Rant partisini ülkenin belası olarak görmekle beraber bilinçli bir ihanet içerisinde olduklarını düşünmüyorum, Yiğit Bulut'un baş ekonomik danışman, Abdulkadir Selfie'nin kıdemli gazeteci olduğu, Akçura'dan Davutoğlu'na goygoylu makalesi ile yükselişe geçen tekmeleriyle tanıdığımız Yusuf Yerkel'lerin çerçevelediği Kartal yada Kadıköy İmam Hatip'li olmanın kariyer basamaklarını çıkmakta en önemli etken olduğu, muhalif tek bir düşünce kırıntısına dahi tahammülü olmayan bu daireden olayları her açıdan değerlendirecek diyalektik bir yöntem beklemek hata olur.
Kendilerine yakın ve güvenilecek insanları etraflarına toplamalarına tek sözüm yok, benim idrak etmekte zorlandığım nokta kendilerine bu Coğrafyaya huzur getirecek seçilmiş insanlar misyonu gibi devasa bir rol biçenlerin bunu gerçekleştirecek kadroların çapsızlığını görmemek için kafalarını kuma gömmeleridir.
Andrey Platanov Afrodit öyküsünde;
"Partimiz insanoğlunun muhafız alayıdır, sende muhafızsın ! Parti mesut buzağılar değil büyük savaş ve devrimler çağı için kahramanlar yetiştirir."der, şimdi benim diyen AKP'li çıkıp elini vicdanına koyup bana şunu söylesin, Hanginizin çocuğu, yeğeni, partilisi, arkadaşı ve hatta kendisi dilinizden düşürmediğiniz o vatan millet sevdası için çok uzaklara değil Artvin'e gideceksin deseler gider ? Hanginiz o rahat parti ve daire rahatını bırakıp Diyarbakır'a gitme cesaretini gösterir? Oğlunuz kısa dönem askerlik için Sivas'ın ötesine geçtiğinde eliniz ayağınıza dolaşıp aramadığınız yer kalmıyorken Ben söyleyeyim hiçbiriniz partiniz için rahatınızı, kariyerinizi ve maaşlarınızı bırakmazsınız.
13 yıllık dönemde AKP Mesut buzağılar dışında hiçbir şey yetiştirememiştir ve hatta ileri gidiyorum İnşaat dışında üretebildiği tek şey bu mesut buzağılardır ve üretim durmaksızın devam ediyor
Ve çok merak ettiğim bir nokta sizin buzağıların maaşlarını o "paralel" cemaatin Moritanya'da ki öğretmenin maaşının 5, darbeci diye ordudan atılmaları için imza attığınız ayın sonunu getiremeyen askerlerin yarısı, Türkçe bilmeyip Hakkari'de koruculuk yapan 22 yaşındaki Beşir'in 2 katı yapsak hala sizin yanınızda olacaklar mı ? Müteahhitliğin Mücahitlikten daha kazançlı olduğunu gören yandaşlarınızın ihalelerini kessek mesela, Eğitim Vakfınıza gönüllü yardımlar devam edecek mi...
Ortada bir paralel sorunu olduğu konusunda hemfikiriz, Gidişatın harika olduğu ve bunu sadece AKP'lilerin gördüğü mutlu mesut yandaşlarla çevrili Paralel bir Evren yarattınız kendinize, Tıpkı ilk dönem Kemalistleri tıpkı Bir dönemin Rütbelileri ve Bürokratları gibi...
Yoksa hiç bir akıl hiç sağlıklı bünye Davutoğlu'nun AKP gençlik Kolları yemeğinde sarf ettiği şu cümleleri kuramaz
"Gazzeli o bombardımandan kaçarken Arakanlı kardeşlerini düşünüyor. İşte bilinç bu, işte şuur bu..."
Oradan çıkıp kimse demiyor ki yahu çoluk çocuk demeden ölüyorlar ne Arakan'ı ne Şuur'u diye çünkü Paralel bir evrende olmayan bir gerçeklikte yaşıyorsunuz ve o dairenin içinde bunu size söyleyecek, uyaracak hiç kimse yok, hepsini ya düşman ya deli ilan edip gönderdiniz şimdi At pazarında nargile tüttürüp, Nolacak bu Avrupa'nın hali sohbetleri ediyor, Dünya liderinizi BM Genel kurulunda Photoshopla doldurulmuş koltuklara haykırtıyorsunuz.
Haplanmış tipler gibi İsrail konsolosluğuna yumurta atarak tatmin olan bir nesil koşuyor arkanızdan ama tüm ticari ilişkiler bir yana 2010 yılından bu yana Türkiye'nin İsrail'e 11 milyon dolarlık harp silahı ve mühimmatı ihraç ettiği için hesap sormuyor kimse size,
MKE’nin 3 Eylül 2013 Deniz Ticaret Odası’na yazdığı yazıda 1 adet 20’lik ve 1 adet 40’lık konteynır içinde 6 kalemde 31 bin 508 adet 120 mm tank mühimmatı parçasının taşınacağını ve bu nedenle ihale açtığını belirtti. Oysa Mavi Marmara’dan sonra İsrail ile olan silah alım anlaşmalarının askıya alındığı söylenmiş, Milli Savunma Sanayii Müsteşarlığı Nisan 2011’de “Artık İsrail’den silah almıyoruz” açıklamasını yapmıştı. Oysa İsrail Yabancı Savunma Daire Başkanı Tuğgeneral Shemaya Avieli de kısa süre önce şöyle diyordu: “Türkiye’ye yapılan silah ihracatı hiçbir zaman durmadığı gibi, İsrail devletinin çıkarları korunarak devam etmektedir. Rakamlara bakılırsa Türkiye’ye yapılan silah ihracatı hiçbir zaman sıfır olmamıştır. Türkiye’den yeni alışveriş talepleri var, bunları inceliyoruz.”
Oysa ; Ebu Hanife’ye göre savaş halinde olanlara silah üretiminde kullanılacak malzeme satmak haramdır;
Nereden tutsak elde kalıyorsunuz, belki 5 sene belki 10 sene sonra Gün gelecek tıpkı ANAP gibi yok olup gideceksiniz ve yok olup giderken yetiştirdiğiniz buzağıların bir başkasının öküzü olarak görev yaptığının canlı şahidi olacaksınız çünkü şuan sizin etrafınıza doluşan öküzler başkalarının buzağılarıydı...
Rahata alışan onu bırakmaz, seni bırakır...


.jpg)




