12 Ekim 2014 Pazar

Ey Sevgili... Onlar Sanıyorlar ki

Ortalama bir akşam, kapılar açık hava esiyor, koltuk ve hava şartları miskinlik için ideal güzel çay da var ve ben Candy Crush bilmem kaçıncı bölümde "ulan vicdansızlar nasıl geçeceğiz bu bölümü" diye mırıldanırken gözüm TV'ye takıldı ve ilk sahnesini görür görmez "AKP reklamı" olduğunu idrak ettiğim kanalı  değiştirmek için kumandaya uzanacakken, beyimiz dizeleri girdi,

Ey Sevgili,
Uzatma dünya sürgünümü benim...


Benim gibi zihnini uzun süre Sağa yatırmış insanların çok iyi bildiği Sezai Karakoç'un Anadolu'da görev yaptığı sıralarda İstanbul hasreti ile yazdığı Sürgün Ülkeden Başkentler Başkentine şiirinin son bölümüydü bu, sinirlensem mi üzülsem mi bilemeden çok da tahammül edemediğim bu insanın sesini bastırmak için belki ama yinede bağırıp çağırmadan okudum...

...
Ey sevgili 
Uzatma dünya sürgünüm benim 

Ülkendeki kuşlardan ne haber vardır 
Mezarlardan bile yükselen bir bahar vardır 
Aşk celladından ne çıkar madem ki yar vardır 
Yoktan da vardan da ötede bir Var vardır 
Hep suç bende değil beni yakıp yıkan bir nazar vardır 
O şarkıya özenip söylenecek mısralar vardır 
Sakın kader deme kaderin üstünde bir kader vardır 
Ne yapsalar boş göklerden gelen bir karar vardır 
Gün batsa ne olur geceyi onaran bir mimar vardır 
Yanmışsam külümden yapılan bir hisar vardır 
Yenilgi yenilgi büyüyen bir zafer vardır 
Sırların sırrına ermek için sende anahtar vardır 
Göğsünde sürgününü geri çağıran bir damar vardır 
Senden ümit kesmem kalbinde merhamet adlı bir çınar vardır 
Sevgili 
En sevgili 
Ey sevgili
...


alışmıştık aslında herşeyi kullanmalarına ve sömürmelerine ama Sezai Karakoç olmasaydı keşke diye düşünüp reklamın sonuna kadar izledim ve o sırada aklıma duruma çok uygun bir başka Sezai Karakoç şiiri geldi, sankikarşımdaymışdakendisineokuyormuşumgibi devam edip konuyu kapattım.

---
Onlar sanıyorlar ki…
Onlar sanıyorlar ki, biz sussak mesele kalmayacak.
Halbuki, biz sussak, tarih susmayacak.
Tarih sussa, hakikat susmayacak.
Onlar sanıyorlar ki, bizden kurtulsalar mesele kalmayacak.
Halbuki bizden kurtulsalar vicdan azabından kurtulamayacaklar,
Vicdan azabından kurtulsalar, tarihin azabından kurtulamayacaklar.
Tarihin azabından kurtulsalar, Tanrı’nın gazabından kurtulamayacaklar.
---


Not : Sezai Karakoç siyasetin sığlığına bulaştırılamayacak kadar değerli bir şahsiyet olarak zihnimizdeki yerini korumaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder